Mesûd SERFİRAZ

1 Ağustos 2016 tarihinde Başbakanlık tarafından TBMM’ye sunulan “Türkiye Varlık Fonu Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”nın 71, 72 ve 73. maddeleri Kürt coğrafyasına yeni bir idari şekil vermeyi amaçlıyordu. Buna göre Hakkâri ve Şırnak il olmaktan çıkarılıp “Çölemerik” ve “Nuh” adlarıyla iki ilçeye dönüştürülürken; Cizre ve Yüksekova da il yapılacak ve Hakkâri ve Şırnak da dâhil, bütün ilçe ve köyleri de onlara bağlanacaktı. Neyse ki Meclis görüşmelerinde bu yanlıştan dönüldü ve Hakkâri ve Şırnak’ın idari yapısını değiştirecek düzenleme ile halk iradesini hiçe sayıp belediyelere “kayyum” atanmasının önünü açan madde torba yasadan çıkarıldı. Yıllar sonra yeniden hayatımıza giren ve sosyal medyada epeyce alay konusu olan “Çölemerik” ismini eski kuşaklar bilir, bir geçmişi var çünkü. Bu kısa yazının amacı da yakın tarihte “Çölemerik”i ara(la)mak ve aslında Culemêrg/Colemêrg/Çolemêrg’in nasıl “Çölemerik” olduğunu adım adım açıklamaktır.

Çolemêrg’den ‘Çölemerik’e…

  1. Cumhuriyet döneminde Hakkâri il merkezinin adı Çölemerik’tir. 25.12.1936 tarihli 2885 sayılı kanunun 3. maddesi şöyledir: “Şemdinli, Hakâri, Gevar Kazaları ile Siirt Vilâyetinin Beytüşşebab Kazasından teşekkül etmek ve merkezi Çölemerik Kasabası olmak üzere Hakâri Vilâyeti kurulmuştur.” (T. C. Resmi Gazete, Sayı 3197). Hakkâri 1926’da zaten il olmuştu ancak 20.05.1933 tarihli ve 2197 sayılı kanunun 5. maddesi ile bu stasüsünü kaybetmişti: “Hakâri Vilâyeti lâğvolunmuştur. Hakâri Kazası haline konularak Gevar Kazası ile birlikte Van Vilâyetine ve Beytüşşebap Kazası Siirt Vilâyetine bağlanmıştır.” (T. C. Resmi Gazete, Sayı 2411). Hakkâri, 1933’te kaybettiği il stasünü üç yıl sonra yeniden kazanır ve vilayetin merkez ilçesi “Çölemerik” adıyla anılır. 1972 yılında basılan Hakkâri 1967 İl Yıllığı’nda da Merkez ilçenin adı -parantez içinde- Çölemerik’tir. İlginçtir, bu il yıllığında hemen bütün yer isimlerinin resmî adının yanında -parantez içinde- Kürtçe isimleri de yazılıdır. Bu da resmî isimlerin kâğıt üstünde kaldığının, ahalinin asıl isimleri kullandığının kanıtı olmalı.
  2. Colemerîg/Çolemerg ismine Osmanlı coğrafya kitaplarında da rastlamak mümkündür. 1887 tarihli Ali Saib’in Coğrafya-yı Mufassal Memâlik-i Devlet-i Osmâniyyesi‘nde Hakkârî, El-Cezîre-Asuriyye-Kurdistan bölümünü oluşturan 7 vilayetten biridir ve merkezi Çolemerg’dir. Yine 1895 tarihli Ahmed Cemal’in Coğrafya’yı Osmanî’sinde de Van vilayetinin Hakkâri sancağının merkezi Colemerîg’tir. Bu ve bütün Osmanlı kaynaklarında yer ismi Arap alfabesi ile yazılmıştır ve bu durum farklı telaffuzlara yol açmıştır. Çünkü baştaki “vav-و” harfi u, û, ü ve o, ö şeklinde okunabilir. Aynı şekilde sondaki “kef-ك” harfi de hem -k hem de -g şeklinde okunabilir. İsmin bazen “cim-ج” yani c- bazen de “çim-چ” yani ç- harfi ile yazılması da ayrıca bir karışıklığa sebep olmuştur.

Nihayetinde Cumhuriyet idaresi bu kombinasyondan “Çölemerik”te karar kılmış ve bu isim hem galat-ı meşhur hem de galat-ı resmî halini almıştır. 3. Bir kasabanın isminin böyle yılan hikâyesine dönmesinin tek suçlusu Arap alfabesi olamaz. Bir de bu yer adlarını kayda geçirmekle görevli olan ama Kürtçe bilmediği için yanlış yazan memurlar var. 1914 yılında Hetawî Kurd dergisinde, “Kürdistan Mektupları-Siverek” başlıklı yazının sahibi “Terkan Aşiretinden Cindo”, köy adlarının değişmesinden şikâyet ederek bu durumu Kürtçe bilmeyen memurlara bağlamaktadır: “Yukarıda yazdıklarımdan anlaşılır ki köylerin ekserîsinin ismi ya büsbütün yâhûd kısmen değişmişdir. Bunları da Kürdce bilmeyen me’mûrîn kendilerine suhûlet olmak üzere birer sûretle kalb ve tahvîl itmiş olsalar gerekdir. Her zamân hükûmetle ‘alâkadâr olan köylü de hükûmetin verdiği bu isimleri isti‘mâle mecbûr olarak bi’t-tabi‘ mürûr-ı zamânla aslını unutmuşlardır.” Cindo’dan birkaç yıl sonra da Celadet Alî Bedirxan, Serbestî gazetesinde “Kürdistana Kürd Memurlar” başlıklı yazısıyla Kürtçe bilmeyen memurlar sorununa çözüm önermektedir. (No. 482, 1 Mayıs 1919, s. 1)

Sonuç yerine…

Evet, Hakkâri il merkezinin adı değişmeli ama doğrusuyla değişmeli. Zaten yanlış olanı (Çölemerik) yeniden hatırlayıp tekrarlamak mantıklı değil. Hakkâri halkı il merkezlerine “Culemêrg” diyor, standart Kürtçede ise “Colemêrg” ismi kullanılıyor. Şimdi yeniden isimlendirilecekse, bu ikisinden biri kullanılmalıdır. Sadece bu da değil; yer adlarının iadesi Culemêrg ile sınırlı kalmamalı, köyden şehirlere her yerin tarihî ve gerçek adı -doğru bir telaffuzla- iade edilmelidir. İl merkezi ile il aynı adı taşımak zorunda değildir. Örneğin Hatay ildir ama merkezi Antakya’dır; dolayısıyla valilik, üniversite rektörlüğü gibi bütün resmî yapılar Antakyadadır. Aynı şey neden Hakkâri için de geçerli olmasın? İl merkezinin adı değişse hatta il merkezinin kendisi taşınsa da vilayetin adı Hakkâri kalmalı. Çünkü Hakkâri, Mela Mûsayê Hekarî, Cembelî kurê Mîrê Hekarî, Perto Begê Hekarî, Evdirehîm Rehmiyê Hekarî gibi pek çok bilgin, şair, yazar ve halk masalına isim olmuştur. Kısacası Hakkâri isminin bir hafızası vardır ve şimdi bu hafızayı silmek tarihe saygısızlık olacaktır. Ve son söz: İl ve ilçeler oluşturulurken güvenlik konseptleri değil toplumsal-tarihi-kültürel yapı göz önünde bulundurulmalıdır. Giyim kuşamı, örf ve âdeti bir olan, hatta aralarında kan bağı olan insanları farklı illere bölmek onlara eziyettir.

 

KAYNAKÇA

“Coğrafya-yı Osmani’de Kürtler ve Kürdistan”, Dipnot, Sayı: 19-20 (2014-2015), ss. 5-26.

Hakkâri 1967 İl Yıllığı, Gürsoy Matbaacılık Sanayi, 1972, Ankara.

“Kürdistan Mektupları-4 Siverek”, Tîroj, Sayı: 64 (Eylül-Ekim 2013), ss. 54-57.

Osmanlı Kürdistanı/Kurdistana Osmanî, bgst Yayınları, İstanbul, 2011.

“Serbestî Gazetesi (1918-1919) ve Bedirxanîler: Celadet Alî Bedirxan’ın Yazıları ve Kürtlere Dair Bazı Haberler”, Kürdoloji Akademik Çalışmalar Cilt: 2, Ed. Hasan Karacan, Yargı Yayınevi, İstanbul, 2016, ss. 393-460.

  1. C. Resmi Gazete, Sayı 3197 (4 Kanunusani 1936), s. 5902. http:// www.resmigazete.gov.tr/arsiv/3197.pdf.
  2. C. Resmi Gazete, Sayı 2411 (27 Mayıs 1933), s. 2511. http://www. resmigazete.gov.tr/arsiv/2411.pdf.